Menüler
    Duyurular
    Mevzuat
    Alo Maliye (Pratik Bilgiler)
   Haberler
 AKTİF HABER
 HABER 10
 SAMANYOLU HABER
 HÜRRİYET HABER
 GAZETELER
   Hava Durumu
Ankara
  Ankara Ankara  
  İstatistikler
  Aktif : 2
  Son Saat : 7
  Bugün : 99
  Toplam : 45123
 
 
Bilgilendirme;

 

Değerli Meslektaşlarımız;
 
Star Gazetesi Ekonomi muhabiri Sn. Hüseyin ÖZAY'ın 01.09.2010 tarihindeki muvazaalı boşanmalara ilişkin haberinde söz konusu denetimlerin sosyal güvenlik kontrol memurları tarafından icra edilmesine karşın meslek grubumuzdan bahsedilmemesi dolayısıyla kendisi ile telefonda görüşülmüş, haberin editör aşamasından kaynaklandığını, haberdeki eksiğin telafi edileceği tarafımıza ifade edilmiştir. Saygıyla Duyurulur.
 

Dernek Yönetimi 

 
 Bilgilendirme;
 
Değerli Meslektaşlarımız;
 
Zam ve Tazminat talebimize ilişkin olarak Kurum Başkanlığımızca yayınlanan 05.07.2010 tarih 2010/23 sayılı e-posta niteliğindeki cevap yazılarına iptal davası açmak için tüm meslektaşlarımızın e-posta adreslerine dava dilekçe örneği ve ekleri gönderilmiştir.
 
Dava açacak arkadaşlarımızın; söz konusu e-postayı tebellüğ ettikleri tarihten itibaren 60 gün içinde dava açmaları gerekmektedir. Ancak açılacak iptal davasının son gününün adli tatile denk gelmesi halinde İYUK'nun 8. maddesi uyarınca dava açma süresi adli tatilin bitim tarihi olan 5 Eylülden itibaren 7 gün uzamaktadır. Söz konusu durumun göz önünde bulundurulması önemle duyurulur. 
 

Dernek Yönetimi 

 
Yeni Şafak Gazetesi Yazarı Sn: Ahmet ÜNLÜ'nün 19.06.2010 tarihli Sosyal Güvenlik Kontrol Memurları Hakkettiği Noktaya Gelmelidir konu başlıklı yazısından;

 

5502 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanunun öngördüğü Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğunun misyonuyla bunların şuan içinde bulunduğu pozisyonun örtüştüğünü söylemek mümkün değildir. VHKİ kadrosunda bulunan bir memurun 3 üncü dereceye kadar kadro derecesi yükselebilmekte iken Sosyal Güvenlik Kontrol Memurlarının kadro derecesi 5 inci dereceye kadar yükselebilmektedir. Yani Sosyal Güvenlik Kontrol Memurlarının kadro yönünden durumu VHKİ kadrosunda bulunan memurlardan daha kötüdür. Aynı durum özel hizmet tazminatı açısından da aynıdır.

Sosyal Güvenlik Kontrol Memurları Yönetmeliğinin Sosyal Güvenlik Kontrol Memurlarının Görev, Yetki ve Sorumlulukları başlıklı üçüncü bölümde çok ciddi yetkiler ve sorumluluklar verildiği görülmektedir. Bu kadar yetki ve sorumluluk karşısında memur statüsünde bulunmaları izah edilemez. Hal böyle iken bunların yetki ve sorumluluklarıyla mütenasip bir konuma getirilmeleri kaçınılmazdır. Bunun çözümü de bunların Denetmen olarak konumlarının yeniden düzenlenmesidir. Aksi halde denetimde etkinliğin sağlanması mümkün değildir. Bunun yolu da 5502 sayılı Kanunun 31 inci maddesinde Kanuni düzenleme yapılmasıdır. Bunların konumunun anlatılması halinde ne Maliye Bakanlığı ne de Devlet Personel Başkanlığı bunların denetmeliğe geçişine olumsuz bakacaktır. Burada da niteliğin sağlanması için mutlaka sınav yapılması zorunludur. Aksi takdirde bu mesleğe çok kötülük yapılmış olur.

 
Hürriyet Gazetesi Yazarı Sn: Memet ESER'in 24.05.2010 tarihli Yeni Sosyal Güvenlik Hakları yazısından;

 

SGK kontrol memurları denetmen olmalı
 
SGK kontrol memurları neredeyse her ilde bulunuyorlar ve sosyal sigorta ve GSS denetimi yapma görev ve yetkisine sahipler. Yaptıkları işler, her türlü sigorta olayını denetlemekten kayıtdışılıkla mücadeleye yönelik oldukça geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Sosyal güvenlik kontrol memuru olarak denetim görevini yürütenler, üniversitelerimizin iktisat, işletme, ÇEKO gibi bölümlerinden mezunlar.
Ancak, ortada bir sorun var. Yaptıkları iş tanımıyla unvanları ve dolayısıyla özlük hakları örtüşmüyor. Doğrusu “sosyal güvenlik denetmeni” unvanının verilmesidir. Böylece, hem özlük haklarında iyileşme sağlanmış olacak hem de yaptıkları işlerin, düzenledikleri tutanakların geçerliliği tartışmalı olmaktan çıkacaktır. Keza, İstanbul idare mahkemelerinde olduğu üzere, “kontrol memuru” oldukları için düzenledikleri tutanakların geçersizliğine hükmeden kararlar yanı sıra, Aydın İdare Mahkemesi'nde olduğu üzere özlük haklarının iyileştirilmesine dönük kararlar da çıkmaya devam edecektir.
Öte yandan, bilinen sorunlar motivasyonu azaltmakta ve bu kadrolardan kaçışlar başlamaktadır. Bu konuda zaman geçirmeden gereken düzenlemeleri yapmak hem çalışanlar hem de SGK lehine olacaktır.
 
Sn: Mehmet ESER'e duyarlı yazısından dolayı teşekkürler.
 
Bilgilendirme;

 

İnternet sitemizin makaleler menüsüne Sn. Tarık  GÜRBÜZ'ün 5 puanlık işveren primi teşviğinden faydalanan işyerlerinin Sosyal Güvenlik Kontrol Memurları tarafından denetlenmesi konu başlıklı yazısı eklenmiştir.  
 
 
Anayurt Gazetesi Yazarı Sn: Yunus Emre IŞIK 'ın 16.05.2010 tarihli Sosyal Güvenlik Haftasını Kutlayamayan SGK Çalışanları Varmış başlıklı yazısı
 
 Sayın: Yunus Emre IŞIK

 
5 yıldan bu yana SGK’da kontrol memuru olarak denetim ve teftiş yapıyorum. Bana denetim tazminatı ödenmemesine rağmen çalıştığım kuruma bağlılığımdan dolayı dava açmayı aklımdan bile geçirmedim. Ancak dava açan ve benimle aynı işi yapan arkadaşlarım şu an benden 400 TL    daha fazla maaş alıyor. Benim bu parayı almam için mutlaka dava açmam mı gerekir. İsmi saklı

Sosyal güvenlik alanında yapılmış olan çalışmalar dikkate alındığında sosyal güvenlik, hiçbir fert açıkta kalmaksızın toplumu meydana getiren bütün fertleri koruma kapsamına alan, insanları ihtiyaçlarının esiri olmaktan kurtarmak için, onları yaşadıkları toplum içinde insan haysiyetine yaraşır asgari bir hayat standardı sağlamayı garanti eden bir sistem olarak değerlendirilmektedir. Buna göre, sosyal güvenlik, hastalık, kaza, analık, yaşlılık, sakatlık, işsizlik, ölüm ve çocuk yetiştirme gibi sosyal risklerin yol açabilecekleri kayıp ve gider artışlarına karşı kişilere güvence sağlar.  Gelirleri ne olursa olsun, ülkede yaşayan herkes, toplum huzurunu ve refahını bozan sosyal tehlikelerin verdiği zararlardan, bir insan hakkı ve esas itibariyle bir devlet görevi olarak, kurtarılmak amacıyla sosyal güvenlik koruması altına alınır.

Sosyal sigorta hakları kişilerin işe başlamasıyla birlikte kendiliğinden başladığı halde, sigortalıyı SGK’ya bildirme diğer bir ifade ile çalışanı sigortalı yapma ve primleri ödeme görevi işverene verilmiştir. Maalesef bu yükümlülüğü yerine getirmeyen, sigortasız işçi çalıştıran çok sayıda işveren bulunmaktadır. Çalıştığı halde sosyal güvenceden mahrum bırakılarak çalışmaları SGK’ya bildirilmeyerek sigortalılık hakları elinden alınan işçilerin bu haklarını elde etmek için yaptıkları başvuruyu değerlendiren, işçilerin geçmişe dönük sigortalı olmalarını sağlayan müesseselerin başında SGK müfettişliği ve SGK kontrol memurluğu gelmektedir.

Hastanelerin Sağlık Bakanlığına devredilmesinden sonra SGK’nın sağlık hizmeti satın almayı seçmesi sonucu SGK müfettişleri daha çok hastane denetimleri işini yapmakta, sigortasız çalışan işçilerin sigortalılığının sağlanması, diğer bir anlatımla işyerlerinin denetlenmesi işi SGK kontrol memurları tarafından yapılmaktadır. Öyle ki; SGK, kontrol memurlarına verdiği kimliğe, inceleme, araştırma, tespit, denetim yapma yetkisine sahip olduğunu yazmasına rağmen nedendir bilinmez kontrol memurlarına denetim tazminatı, iş güçlüğü zammı gibi bir çok sosyal ödemeyi yapmamaktadır.

Daha önceki yazılarımızda bunun yasal olmadığına vurgu yaparak SGK kontrol memurlarının yaptığı iş itibari ile denetim tazminatına hak kazandığını belirtmiş, mahkeme yoluyla haklarını aramalarını önermiştim. Nitekim bu önerimize uyan çok sayıda SGK kontrol memuru istemeyerekte olsa SGK’yı dava etti. Son dönemde davası sonuçlanan SGK kontrol memurlarına geriye dönük  sosyal hakları verilmeye başlandı. Çalıştığı işyeri ile ihtilaf yaşamamak için SGK’yı dava etmeyen kontrol memurlarına SGK bu sosyal haklarını ödemeyerek adeta bunlara beni dava et öyle hakkını al davetiyesi çıkarmaya başladı. Şimdi soruyorum size, kendi çalışanına bile hakkını vermek için dava açmasını öneren SGK acaba sigortalıya hakkını vermek için ne yapar.

Bu köşeden siz Anayurt okurlarına SGK’nın bir çok çarpık uygulamasını anlatarak çözüm önerileri sunmuştum. Bu çağrılarımdan sadece Bağ-Kur basamak intibakı mağdurlarının sorununa çözüm getirildi. Ücretsiz izne ayrılan annelerin hastalık parası, sosyal güvencesi olmayan annelerin doğum masrafı,kocası yaşlılık aylığı alan kadına oğlundan dolayı maaş bağlanması, muhasebe hatası nedeniyle ücreti eksik hesaplanan işçi nedeniyle işverenlere 5 puanlık prim indirimi yasağı konulması gibi çok sayıda kanunsuz uygulama halen son bulmuş değil. Gönlümüz, bu hafta kutladığımız sosyal güvenlik haftasında bu sorunların düzeltilmesini, sigortalıların, SGK çalışanlarının haklarını almak için mahkeme kapılarını aşındırmaması, SGK’nın hak sahiplerine yasal haklarını şartsız olarak vermesiydi. SGK’da er yada geç hukukun galip geleceği, SGK’nın bu çarpıklıkları düzelteceği umudumu hala yitirmedim….   

Çalışma hayatı ile ilgili her türlü sorularınızı y.emre.isik@hotmail.com adresine gönderebilirsiniz. İmkanlarımız elverdiği ölçüde sorularınızın cevaplarına köşemizde yer vereceğiz.
 
 
Bilgilendirme;

 

Değerli Meslektaşlarımız;
Sosyal Güvenlik Kurumu İnsan Kaynakları Daire Başkanlığınca gönderilen 10.05.2010 tarih 2010/19 sayılı e-posta, meslektaşlarımızın Kurum Başkanlığına göndermiş olduğu zam ve tazminat talep dilekçelerine nihai cevap niteliği taşımaması dolayısıyla idari yargılama usulü kanununun 10. maddesi doğrultusunda verilen cevap talebin reddi sayılarak dava açılabilecektir. 
Talepte bulunan meslektaşlarımız, e-postayı tebellüğ ettikleri tarihten itibaren 60 gün içinde dava açabileceği gibi, idarece verilecek nihai kararı talep tarihinden itibaren en fazla 6 ay beklemek suretiyle de dava açma imkanları bulunmaktadır.
Saygıyla Duyurulur. 
 

Dernek Yönetimi 

 
Sosyal Güvenlik Kontrol Memurlarının gece denetimleri aralıksız devam ediyor.
 
Yenimahalle'de eğlence yerlerine yapılan denetimlerde işyerlerine ceza yağdı. Yenimahalle Kaymakamlığı'nın isteği üzerine bar, kahve salonu ve internet kafelere yapılan incelemelerde sigortasız çalıştırılan 12 kişi tespit edildi. Bu kişiler SSK'ya kaydedilirken patronlara 24 bin lira ceza verildi. 3 kişiye sigara içtiği için ceza kesilirken, 1 işyerinin de kaçak elektrikle aydınlatıldığı belirlendi.

Sosyal Güvenlik kontrol memurları, vergi dairesi denetim elemanları, Sağlık İl Müdürlüğü ekipleri, BEDAŞ, ASKİ yetkililerinin katıldığı 10 iş yeri denetimi 3,5 saat sürdü. Karşıyaka Karakolu polis ekipleriyle birlikte saat 10.00'da yola çıkan denetim elemanları iş yerlerini her yönden inceledi. Bar, kahve salonu, internet kafe, içkili lokantalara dönük denetimlerde sigortasız çalıştırılan işçiler kayıt altına alındı. Sigortasız çalıştırılan 3 işçinin bayan olduğu tespit edildi. Çalışanlarının sigortasını yatırmayan iş yerlerine 24 bin lira idari para cezası uygulandı.

Sağlık İl Müdürlüğü ekipleri de sigara yasağına uyulup uyulmadığını kontrol etti. Kapalı alanda sigara içen 3 kişiye 70 liradan 210 lira para cezası kesildi. İşyerini kaçak elektrikle aydınlatan bir işyeri sahibine de ceza verilerek sayacı mühürlendi. Ruhsatsız çalışan 2 iş yeri de cezaya çarpıldı. Denetimlerde polis ekipleri de güvenlik taraması yaptı. Bu taramalarda gasptan aranan 1 firari yakalandı.
 
          CİHAN
 
 
Sosyal Güvenlik Kontrol Memurları denetimleri ile haksız yere maaş alanların peşinde...
 
Boşanan bayanların anne ve kız kardeşleri, maaş üçe bölünüp azaldığı için Sosyal Güvenlik Kurumu'na ihbar yağdırdı. İhbarlarla harekete geçen sosyal güvenlik kontrol memurlarının yaptığı baskınlarda 4 bin 590 kişi yakayı ele verdi. Bu kişilerin maaşları kesilip ödenen maaşlar faiziyle geri alındı.

SGK'nın yıllardır başını ağrıtan eşinden anlaşmalı boşanan kadınlar vakasının üzerine gidilmeye devam ediyor. Kurum'un işini kolaylaştıran ise gelen ihbarlar oluyor. Burada en dikkat çeken ihbarlar boşanan kadının anne ve kız kardeşinden gelenler. Ölen sigortalının karısı (anne) emekli maaşının yüzde 75'ini alıyor. Eğer ölen sigortalının bekar ve dul kızı varsa onlar da yüzde 25 oranında yetim aylığı alıyor. Tam bu noktada mirasın bölünmesi devreye girdiğinden anlaşmalı boşanmaları anne ve bekar kız kardeş şikayet ediyor. Eşinden anlaşmalı boşanan evin evli kızı kocasıyla yaşamasına rağmen ölen babasından maaş alınca hem annenin hem de kızın aldığı maaş düşüyor. Evin bekar kızı 300 lira alacakken anlaşmalı boşanan kardeş maaş alınca bu para bölünüp 150 liraya düşüyor. Bu durumda anne ve evin bekar kızı ihbarda bulunuyor. Bu çerçevede 6 bin 997 yetim aylığı alan kişiye dönük incelemede 4 bin 590 kişinin haksız yere maaş aldığı tespit edildi.

'BOŞANDIKTAN 2 YIL SONRA KOCANDAN ÇOCUĞUN NASIL OLDU?'

Ölen ebeveynlerinden yetim aylığı almak için resmi olarak boşanan ancak kocasıyla aynı evde yaşamaya devam edenler suçüstü yakalanıyor. Sosyal güvenlik kontrol memurlarının yaptığı denetimlerde bu durumla ilgili ilginç diyaloglar yaşanıyor. Ankara'da muvazaalı boşanıp (anlaşmalı) 6 yıl boyunca babasının maaşını alan kadının eski kocasından 2 yaşında çocuğu olduğunu kontrol memurları tespit etti. 'Madem boşandınız ve babanızdan yetim aylığı alıyorsunuz bu çocuk ne?' diye sorunca anlaşmalı boşanan kadın ve erkek yetim maaşı almak için boşandıklarını itiraf etmek zorunda kaldı. Bu kişinin maaşı kesilip boşandığı yıldan itibaren aldığı paralar faiziyle geri alındı. Ve SGK'yı zarara uğrattıkları gerekçesiyle savcılıklara suç duyurusunda bulunuldu.

İŞÇİ EMEKLİSİNİN BOL OLDUĞU BATI KARADENİZ İLK SIRADA

Anlaşmalı boşanmaların en çok yaşandığı bölgelerin başında Batı Karadeniz geliyor. Taşkömürü İşletmesi ve Erdemir sebebiyle işçi emeklisinin yoğun olarak yaşadığı bölgede anlaşmalı boşanma bir nevi 'gelenek' haline gelmiş. Zaman zaman şikayet üzerine yapılan baskınlarda eşlerin boşanmış görünmelerine rağmen birlikte yaşadığı tespit ediliyor. Ancak herhangi bir cezai müeyyide uygulanamıyor. Bunların devlete maliyetinin sağlık harcamalarıyla birlikte 500 milyon lirayı bulduğu tahmin ediliyor.

Sigorta usulsüzlükleriyle mücadelenin tüm hızıyla süreceğine dikkat çeken SGK yetkilileri, haksız kazançların önlenmesinde vatandaşlardan gelen ihbarların denetimleri kolaylaştırdığını belirtiyor. Anlaşmalı boşanmalar gibi sigorta suiistimalleri konusunda SGK'ya çok sayıda ihbar geldiğini belirten yetkililer, akraba ve komşuların şikayetlerinin etkili olduğunu kaydediyor.

CİHAN
  
 
Bilgilendirme;

 

Değerli Meslektaşlarımız;
Aydın 1. İdare Mahkemesinin 2009/986 Esas 2010/225 Karar numaralı mahkeme kararı    e-posta adreslerinize gönderilmiştir. Saygıyla Duyurulur. 
 

Dernek Yönetimi 

 
 
 
PRİM ÇETESİ ÇÖKERTİLDİ... 
 
Kurdukları Paravan Şirketlerle Topladıkları Paraları, Sosyal Güvenlik Kurumuna Yatırmayan Bir Çete Çökertildi.
 
Haber Yayın Tarihi: 14.01.2010 15:50
 
Kurdukları paravan şirketlerle sahte sigortalı gösterdikleri vatandaşlardan topladıkları paraları, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)'na yatırmayan bir çete çökertildi. 4 ay önce SGK kontrol memurlarının tespit ettiği olayla ilgili vatandaşların 5 milyon TL dolandırıldığı tespit edildi. Vatandaşları dolandıran 50 kişi Antalya Emniyeti tarafından gözaltına alındı. Antalya SGK İl Müdürlüğü kontrol memurları 4 ay önce yaptıkları araştırma sonucu fiilen çalışmadıkları halde SGK'ya bildirimi yapılan şahısların varlığını tespit etti.
 
 
 
  Üye Girişi
Sicil No :
Şifre :
Şifremi Unuttum
Kayıt Ol!
 
  Reklam

   Anket
   Web Sitemizi Nasıl Buldunuz?
Kötü
Çekici Değil
Daha İyi Olabilirdi
İdare Eder
Fena Değil
Güzel
İyi
    Döviz Kuru
    Alış Satış
Dolar : 1.4984 1.5089
Euro : 1.9228 1.9363